Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İran'a karşı takınacağı tavrı belirlemek amacıyla Ortadoğu ülkelerinde gizli bir anket çalışması yaptı. Büyükelçilikler aracılığıyla 2005 yılının son yapılan anket, yalnızca Türk istihbarat birimlerince açığa çıkarıldı.

ABD Ankara Büyükelçiliği'nin hazırladığı nihai değerlendirme raporundan, çalışmanın yalnızca anketle sınırlı olmadığı belirlendi. Sivil toplum örgütleri, milletvekilleri ve medya mensuplarıyla da görüşen elçilik personeli. Türk insanının İran ve Ortadoğu konularındaki hassasiyetlerini tespit etti.

Değerlendirmeye göre Türkler komplo teorilerine psikopatik ölçüde inanıyor ve ABD'nin dostluğunu da samimi bulmuyor. Ayrıca Türk toplumundaki ağırlıklı görüş Türk ve İslam dünyasının tıpkı Avrupa Birliği gibi bir araya gelerek ittifak kurması yönünde.

ABD FAKA BASTI
ABD, nükleer çalışmaları nedeniyle İran’a müdahale edip etmemek konusunda hazırlayacağı yol haritasına temel oluşturmak amacıyla, Ortadoğu Bölgesi’nde bulunan ülkelerde yaptırdığı ‘gizli anketin’ Türkiye ayağında faka bastı.

Jandarma astsubayı, hafta sonu tatilinden faydalanıp sivil giysileriyle, çocuğuyla çarşıda gezerken, kalabalık caddede yolu bir anketör tarafından kesildi. Astsubay, bir ‘mağaza anketi’ yapıldığını düşünerek anketöre zaman ayıramayacağını söyledi. Ama anketör ısrarla 15 soruluk anketi cevaplamasının çok da uzun sürmeyeceği konusunda astsubayı ikna etmeye çalıştı. Yolunun kesilmesinden, çocuğuyla geçireceği vaktin alınmasından rahatsız olan astsubay, asker olduğunu söyleyerek, sorulan cevaplandırmak istemediğini belirtince, aldığı cevap anketörü ürküttü.

Astsubay bunun üzerine şüphelendi ve «Neymiş bir bakayım» diyerek, anketörün elindeki metni alarak sorulann tamamını okudu. Anketörün yanından ayrıldıktan sonra, ankette yer alan, «İran’ın nükleer silah çalışmalarıyla ilgili bilginiz var mı? Bu durum size göre Türkiye açısından tehdit mi?» gibi sorular kafasına ‘takıldı’. Sonunda nöbetçi subayını aramaya karar verdi. Üstüne durumu, «Biraz ilginç geldi komutanım» diye arz ettikten sonra, anketörlerin bulunduğu bölgeyi bildirdi.

Nöbetçi subay da önce PKK bağlantılı bir çalışma olduğunu düşünerek hemen komutanına haber verdi. Böylece devreye jandarma asayiş ekipleri girdi. İstihbaratçı cevaplandırıyor..

Konuyla ilgili bir başka sivil jandarma astsubayı görevlendirildi. Görevli astsubay, kendisine verilen bilgiler ışığında söylenen bölgeye gitti. Kısa sürede anket çalışması yapana ulaştı. Anketör ayağına kadar gelen fırsatı tepmedi ve memnuniyetle ki dişini işletmeci olarak tanıtan sivil jandarma astsubayına sorulan yöneltti. Konu, lişmenin ardından takibe alındı.

İstihbarat savaşı!.. Anketörle bu karşılaşma, Türk istihl rat birimlerini harekete geçirdi. Ortada Türkiye kamuoyunun gelecekte Ortadoğu’da oluşması muhtemel siyasi gelişmelere karşı nabzını tutacak bir ‘veri araştım sı’ çalışması vardı. ABD Başkanı Bush’un ikinci dönemine hâkim olan, ‘public dipmacy’ yani kamusal diplomasi adını verdikleri politika tarzı, aslında ABD’nin ‘diğerleri hakkında’ topladığı bilgileri değerlendirmesiyle oluşuyordu. Dünyada ve özellikle de Türkiye’nin de dahil olduğu coğrafyada yükselen ABD aleyhtarlığım ‘ölçmek’, ‘public diplomacy’ için önemliydi.

Amerikan Büyükelçiliği 2005 yılının son günlerinde başladığı çalışmayı Ocak ayının ortasına kadar tamamladı. Türk istihbarat birimleri anket çalışmasının sonuçlarına ve değerlendirme notlarının önemli bölümlerine ulaşmayı başardı. ABD, nükleer çalışmaları nedeniyle İran’a müdahale edip etmemek konusunda hazırlayacağı yol haritasına temel oluşturmak amacıyla, Ortadoğu Bölgesi’nde bulunan ülkelerde yaptırdığı ‘gizli anketin’ Türkiye ayağında faka bastı. Türk istihbarat örgütleri, ABD Ankara Büyükelçiliği tarafından yapılan bu çalışmayı sonuçlarıyla birlikte ortaya çıkardı.

Kimler, kimlerle nerede görüştü? Anket çalışmasının nerede ve kimlerle yapıldığı önemliydi. Bu, bir anlamda ABD’lilerin hedef kitlesini ortaya çıkaracaktı. İstihbarat örgütlerinin belirlemesine göre anket, geniş bir kadroyla İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Adana, Trabzon, Van, Diyarbakır, Antalya ve Edirne’de, yani Türkiye’nin 7 bölgesindeki 10 ilde yapılmıştı. Dikkat çeken, anket yapılan ‘deneklerin’ sayısının fazlalığıydı. Anket, tam 5 bin kişiyle yüz yüze görüşme yoluyla yapılmıştı. Üçü kadın, on yedisi erkek, toplam 20 anketör, deneklere 15 soru yöneltti. Denek olarak, 20 ile 35 yaş arası 875 kişi, 35 ile 50 yaş arası 2 bin 963 kişi ve 50 yaş üzeri bin 162 kişi kullanıldı.

Ankete katılan deneklerin eğitim düzeyleri de yüzde 65’i üniversite öğrencisi ya da mezunu, yüzde 20’si lise mezunu, yüzde 15’i ise ilköğretim mezunu olarak belirlendi.

Sorulan cevaplandıran deneklerin siyasi görüşlerinde ise sosyal demokratların çoğunlukta olduğu gözlendi. Deneklerin yüzde 26’sı kendisini sosyal demokrat diye nitelerken, yüzde 21’i milliyetçi, yüzde 19’u liberal, yüzde l’i de sosyalist olduğunu söyledi. Diğer deneklerse kesin siyasi fikir sahibi olmayanlardan oluştu.

Anketörlerin isim listesine ulaşılamadı, ama kodları Öğrenildi. Anketörler, Mr. M.T, Mr. T.S, Mrs. Ö.T. gibi rumuzlarla ifade edilmişti.

Ortadoğu ülkelerinde de yapıldı

Gizlice yaptırılan bu çalışmanın yalnız Türkiye’de değil, Ortadoğu’da bulunan bütün ülkelerde aynı yöntem; ancak farklı sorularla gerçekleştirildiği anlaşıldı.

Soruların o ülkenin demografik yapısı ve halkın genel siyasi görüşleri çerçevesinde seçildiği de yine elde edilen bilgiler arasında yer aldı. Genelde İran’a karşı yapılabilecek muhtemel bir operasyonla ilgili ülke vatandaşının bakışım değerlendirmeyi amaçlayan anket çalışması; özelde ABD’ye yaklaşımı da ölçmeyi hedefledi. Anketle ilgili her tür bilgiye ulaşan Türk istihbarat birimleri, bugüne kadar resmi yollarla bu tip çalışmalar içinde bulunan ABD Ankara Büyükelçiliği’nin neden bu kez gizliliği tercih ettiği cevabım veremedi. Anket çalışmasının, gerek denek sayısı, gerek anketör sayısı açısından diğer anket çalışmalarına oranla büyüklüğü ve kısa sürede sonuçlandırılması dikkat çekiciydi. Sorular özel seçilmiş!..

Anketle ilgili seçilen sorularda ise ilk dikkati çeken, çeşitlilik oldu. Sorular, Türk vatandaşlarının yalnız İran’a karşı muhtemel bir operasyonla ilgili görüşlerinin öğrenilmesi amacına yönelik değil. Hatta yine Türklerin, ABD’ye nasıl baktıklanyla da sınırlı bir amaç taşımıyor. Çalışmada en çok dikkati çeken, insanların ruh halleriyle ilgili tahlile yönelik sorularla ileriye dönük olarak istedikleri uluslararası ittifaklar konusu.

Nitekim ankette yer alan, «Türkiye’nin iç yönetimi bağımsız mıdır, dışa bağımlı mıdır?» ve hemen ardından da «TV dizilerinde ya da filmlerde konu edilen ve Türkiye’yi yönettiği söylenen gizli dış güçlerin varlığına inanıyor musunuz?» sorularıyla, «Komplo teorileri adı altında medyada yer alan iddialara inanıyor musunuz?» sorusunun, psikolojik durum tahlili amacıyla sorulabileceği uzmanlarca ifade edildi.

Uluslararası ittifaklarda gönüllerden geçenlerin öğrenilmesine yönelik olarak da ankette, «ABD’ye karşı İslam ülkeleri arasında bir ittifak kurulmalı mı?» ve «Türkiye hangi ülkeye daha yakın olmalıdır?» diye yöneltilen iki soru örnek verilebilir.

İslamcılarla sosyalistler yan yana!..

ABD’nin yol haritasına ışık tutmak amacıyla yaptığı çalışmaların anketle sınırlı kalmadığı, yine istihbarat birimlerince belirlendi. Bilgiler, anketin yanı sıra konu üzerinde sivil toplum örgütlerinin görüşleri, milletvekillerinin Meclis dışında resmi olmayan ortamda dile getirdikleri görüşleri, toplumun psikolojik açıdan içinde bulunduğu durumla ilgili uzman psikiyatrlarla yapılan değerlendirmeler, silahlı kuvvetler içinde komşulara farklı bakışların öğrenilmesi gibi çalışmaların da yapıldığını gösterdi.

ABD Ankara Büyükelçiliği, anketin tamamlanmasından sonra verilen cevaplarla ilgili detaylı bir değerlendirmede bulundu.İstihbari tespitlere göre, değerlendirme raporu, yalnızca anket sonuçlarım değil, diğer çalışmaları da göz önüne alarak hazırlandı.

Türk istihbaratının ele geçirdiği anketin değerlendirme bölümünde şu ifadeler yer alıyor: «Ortadoğu’nun bakışı konulu çalışmaların Türkiye kısmı, 5000 kişinin katılımıyla yapılan özel nitelikli anketle sonuçlanmıştır. Ankette soru ve cevaplarla birlikte deneklerin eğitim seviyeleri ve konuyla ilgili bilgileri dikkate alınarak 1/5 oranında (yaklaşık 1000 kişiyle) kısa sohbet imkânı getirilmiştir. Bugüne kadar sürdürülen çalışmaların, anket sonuçlarının irdelenmesi de dahil olmak üzere detayları rapor haline getirilecektir.» Türkiye kamuoyunun profilini ortaya çıkarmayı hedefleyen değerlendirmede, Türkiye «psikopatik ülke» ilan edildi Komplo teorilerine inanma eğiliminin yaygın olduğu vurgulanırken, «Türkiye kamuoyunun komplo teorilerine psikopatik ölçüde inandığı çalışma neticesinin ortaya koyduğu kesin sonuçtur» denildi.

Anketin değerlendirme bölümündeki şu madde dikkat çekici: «Psikopat yaklaşım, sosyalist Türkiye kamuoyu ile İslamcı Türkiye kamuoy arasında asgari müşterekler adı veriler aynı noktada buluşmalarını sağlamıştır.»

Anketörlerin kodları!..
Anket koordinatörü: Mr. H.S. Anketörler: Mr. M.T., Mr. T.S., Mrs. Ö.T., Mr. N.Z., Mrs. İ.F., Mr. K.B., Mr. U.C., Mr. K.L, Mr. G.C., Mrs. J.P., Mr. F.Y., Mr. G.L., Mr. E.F., Mr. H.L, Mr. O.K., Mr. B.D., Mr. K.S., Mr. V.H., Mr. V.D., Mr. M.K.

Anketin yapıldığı iller. İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Adana, Trabzon, Van, Diyarbakır, Antalya ve Edirne...

Deneklerin yaşlarına göre dağılımı.. 20 ile 35 yaş arası: 875 kişi 35 ile 50 yaş arası: 2.963 kişi 50 yaş üzeri: 1.162 kişi

ABD ANKET SONUÇLARINI BÖYLE DEĞERLENDİRDİ

«Türkiye, laik-demokratik-İslam cumhuriyeti olmalı» ADD ‘veri toplama’ çalışmasm-M D U da anketle yetinmedi. Sivil toplum örgütlerinden siyasilerin yaklaşımına dek herkesin nabzını tuttu. Anket yapılan deneklerle yapılan sohbetler de ayrıca geniş bir veri tabanı oluşturdu. İşte tüm bu sonuçlarla ortaya bir değerlendirme raporu çıktı. Değerlendirmede, ABD’ye karşı yükseldiği ifade edilen düşmanlığın, özellikle Kuzey Irak’ta yaşanan meseleden kaynaklandığına dikkat çekildi. İlginç belirlemelerin yapıldığı değerlendirme ana başlıklarla şöyle:

Türkiye kamuoyunun ABD’yle ilgili 1990 yılının ikinci yarısında hız kazanan olumsuz yaklaşımı artarak devam etmektedir.

Irak’a yönelik gerçekleşen operasyon ve sonrasında gelişen olayların etkilediği Türkiye kamuoyu, ABD’ye, yönetimi ayırt etmeksizin tehlikeli-çıkarcı- emperyalist amaçlı ülke gözüyle şüphe ötesi, kesin yargıyla bakmaktadır.

Özellikle Kuzey Irak’ta olan gelişmeler, kamuoyunun milliyetçi kesimi arasında, ABD’nin düşman ülkeler arasında görülmesine yol açmıştır.

Türkiye kamuoyunun bu görüşünde, medyanın sık sık komplo teorilerine yer vermesinin etkili olduğu gözlenmiştir. Türkiye kamuoyunun komplo teorilerine psikopatik ölçüde inanıldığı çalışma neticesinin ortaya koyduğu kesin sonuçtur.

Psikopatik yaklaşım, sosyalist Türkiye kamuoyu ile İslamcı Türkiye kamuoyu arasında asgari müştere* -adı verilerek, aynı noktada buluşmalarını sağlamıştır. Milliyetçi Türkiye kamuoyu ise asgari müşterekler adı verilen yaklaşımları temkinli bakmaktadır.

Türkiye kamuoyu, bütün siyasi kesimleriyle iç yönetimin, Atatürk ölümünden sonra bağımsızk özelliğini kaybettiğine inanmamaktadır.

Türkiye kamuoyu, siyasi kesim farkı olmaksızın, yönetimin olduğunu, hükümet işadamları örgütlenmeleri eliyle yürütüldüğü inanancını taşımaktadır.

ABD yönetimlerinin de Yahudi lobisi etkisi altında bulunduğunu düşünen Türkiye kamuoyu, bütün dünyada : darlara Sabetayizm örgütlenmesinin hakim olduğuna inanmaktadır.

«Türkiye kamuoyunda giderek büyüyen şüphecilik, ABD ile ittifak yerine, Türk cumhuriyetler ve İslam ülkeleri koalisyon ittifakı düşüncesini doğurmuştur

Türkiye kamuoyuna bu ittifakın niteliğinin laik-demokratik-İslam cumhuriyeti birliği olması görüşü ağırlık kazanmıştır.

Türkiye kamuoyu, bu fikir çevresinde İran’ın nükleer çalışmalrını göz ardı etmektedir

Nükleer çalışmalar, ABD karşıtlığı ve ABD’ye karşı şüpheci yaklaşım nedeniyle inandırıcı bulunmamaktadır

Özellikle ‘milliyetçi’ diye anılan Türkiye kamuoyu tarafından nükleer çalışmalar da olsa İran’ın tehlike oluşturamayacağı düşünülmektedir.

ABD ile Avrupa Birliği arasında ciddi bir rekabet olduğunu söyleyen Türkiye kamuoyu, İran meselesine bir de bu noktadan bakmaktadır.

Türkiye kamuoyu, Irak’tan sonra, İran’ı, ardından da Suriye’yi işgal edeceklerini söyledikleri ABD’nin amacının, Avrupa’yı petrol kaynaklarına sahip olarak endisine bağımlı yapmak olduğu fikrini taşıyor.

CIA de Türkiye kamuoyu tarafından suç örgütü nitelemesi yapılan bir teşkilat konumundadır. Hatta dünyada uyuşturucu kaçakçılığının CIA eliyle yapıldığına inanılmaktadır.

Kendi medyasına da şüpheyle yaklaşan Türkiye kamuoyu, gerek televizyon, gerekse gazetelerin ABD çıkarlarına hizmet ettiğini düşünmektedir. Bu düşünce çerçevesinde bazı medya mensuplarının aslında ClA’den hizmet karşılığı önemli paralar alarak zengin oldukları iddia edilmektedir.

Başkan George W. Bush’un dedesi Prescott Bush’un Nazi destekçisi olduğu bile Türkiye kamuoyunda yayılmış şüpheci bir yaklaşımdır.

Türkiye kamuoyu, ABD’nin uzay çalışmalarını da insani ya da bilimsel boyutlarda görmemektedir. Çalışmaların dünyaya hâkimiyet, uzaydaki bazı gezegenlerde var olduğuna inanılan enerji kaynaklarına sahip olmak amacıyla yapıldığı söylenmektedir.
 

Haber Resimleri

  • 2214-cia-amerika-casus-ajan-suikast-111.jpg